Tahliye olan Ümit Özdağ: Hiçbirimizin anayasal ve yasal hakları güvence altında değil

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 5 aydır tutuklu bulunduğu Silivri'deki Marmara Cezaevinden tahliye edildi. Özdağ kameralar önünde yaptığı ilk açıklamda, "Hiçbirimizin anayasal ve yasal hakları güvence altında değil" dedi.
Marmara Cezaevi yerleşkesinde bugün görülen duruşmada "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezasına çarptırılan Özdağ'ın cezaevinde yattığı süre göz önünde tutularak tahliyesine karar verildi. Karar sonrası tahliye edilen Özdağ, cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.
"Bunun istinafı var, Yargıtayı var, göreceksiniz beraat edeceğiz"
149 gündür Silivri Cezaevi önünde bekleyen Zafer Partililere teşekkür eden Özdağ, şunları kaydetti:
"Evet bugün tahliye oldum. Ancak tahliye olurken 2 sene 4 ay bir hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildim. Bana atılan suç Kayseri'de Suriyelilere yönelik tepkiyi kışkırtmak, halkı kin ve nefrete kışkırtmak suçu. Ellerinde hiçbir delil olmamasına, savcılığın Kayseri İl Emniyet Müdürlüğünden geldiğini ifade ettiği belgede Ümit Özdağ'ın adı yazmamasına rağmen, 'Ümit Özdağ'ın adı yazıyor, onun tahrik ettiği yazıyor' diye bütün dünyanın gözleri önünde hakikate aykırı bir beyanı mahkemede iki kez tekrar etmesine rağmen bir ceza tesis edildi. Ama bunun istinafı var, Yargıtayı var. Göreceksiniz bundan beraat edeceğiz. Türk halkı vicdanında bu kararı onaylamamıştır."
"Beni 5 ay tek kişilik bir hücrede tuttular"
Tutukluluk sürecinin, hukukun nasıl "düşman ceza hukuku" şeklinde muhalefeti baskı altına almak için kullanıldığının çok somut bir örneği olduğunu söyleyen Özdağ, şöyle devam etti:
"Beş ay beni tek kişilik bir hücrede tuttular. Beş ay! Hiçbir suçunuz yok. Suçunuz olmadığına dair yüzlerce kanıt var. Suçunuz olduğuna dair bir tek kanıt yok. Ama beş ay sizi tek başınıza fiziksel güç kullanarak hapsedebiliyorlar. Hiçbirimizin anayasal ve yasal hakları güvence altında değil. Herkesin bu ülkede eşit vatandaş olduğu, farklı hukukun uygulanmadığı bir Türkiye'nin inşa edilmesi gerekiyor."
"Ekrem Bey'i bir uca beni bir uca koyuyorlardı"
Özdağ'a Silivri'de tutuklu olan Ekrem İmamoğlu ve İBB soruşturmasından dolayı tutuklu bulunan diğer kişilerle görüşüp görüşmediği soruldu. Özdağ şu yanıtı verdi:
"Hapishane şartlarında tutukluların birbirleriyle görüşmeleri tek kişilik odada kalınca mümkün değil. Ancak avukat görüşü sırasında karşılaşabiliyorsunuz. Orada da Ekrem Bey'i bir uca beni bir uca koyuyorlardı. Bir bir araya gelme, yakınlaşma şansı dahi olmuyordu. Üç defa sadece aynı tarafta, aramızda kabin boşluğu olarak karşılaştık ve selamlaştık. O da bayram sırasındaydı her iki bayramda. Bunun dışında tabii avukat görüşmesi sırasında selamlaşmak, merhabalaşmak mümkün oluyor fakat bunun ötesinde bir fikir alışverişi mümkün değil."
Siyasi yasak: "Bekleyip göreceğiz"
Özdağ hakkında savcı siyasi yasak da istemişti ancak mahkeme başkanı kararını açıklarken buna değinmedi. "Gerekçeli kararda buna dair ne bekliyorsunuz" sorusuna Özdağ, "Doğrusu benim de en çok merak ettiğim husus gerekçeli kararın nasıl inşa edileceği. Çünkü hukuk içinde bunun mümkün olmadığını biliyorum. Bekleyip göreceğiz. Meselenin istinaf ve Yargıtay süreçlerini de birlikte göreceğiz" yanıtını verdi.
"Şükür namazı kılacaktım, izin vermediler"
Özdağ, bundan sonraki programının sorulması üzerine ise şunları söyledi:
"Buradan çıkar çıkmaz ilk yapmayı planladığım şey şuradaki camide bir şükür namazı kılmaktı. Fakat jandarma izin vermemiş. Özdağ oraya giderse herkes peşinden gelir, camide kalabalık olur diye. Camide kalabalığın bir sıkıntısı yok aslında. Neden itiraz ettiler anlamadım. Şimdi Ankara'ya geçeceğim ve ondan sonra çalışmalara başlıyoruz."
Comments
Post a Comment