Sudan Ordusu: Ulusal Bir Kurumdan Krizlerin Aracına
1. Askeri Kurumun Siyasallaşması
Tarafsız ve ulusal bir kurum olması gereken Sudan ordusu, onlarca yıldır iktidardaki askeri ve siyasi elitlerin elinde bir araca dönüştü. Devleti ve anayasayı korumak yerine, iktidar mücadelesinin asli tarafı haline geldi. Cafer Numeyri’den Ömer Beşir’e, 2021 darbesine kadar süregelen askeri müdahaleler, ordunun kendisini devletin üstünde bir hakem olarak konumlandırdığını açıkça gösteriyor.
2. Sivillere Yönelik İhlaller
Darfur, Güney Kordofan ve Mavi Nil bölgelerindeki iç savaşlarda, ordu sivillere karşı ciddi ihlaller yapmakla suçlandı. Köylerin rastgele bombalanması, infazlar, keyfi tutuklamalar bu dönemin karanlık yüzünü oluşturdu. Bu ihlaller yalnızca ordunun içerdeki imajını zayıflatmakla kalmadı, aynı zamanda uluslararası kınamalara ve savaş suçu soruşturmalarına da yol açtı.
3. Yolsuzluk ve Şeffaflık Eksikliği
Ordu, Sudan ekonomisinde paralel bir imparatorluğa dönüşmüş durumda. Altın, tarım ve savunma sanayii gibi stratejik sektörleri sivil denetimden uzak şekilde kontrol ediyor. Bu durum, yolsuzluk ve kayırmacılık için verimli bir zemin oluştururken, devletin ekonomik adalet sağlamasını engelliyor. Devasa gelirler, devlet hazinesine değil, ordu komutanlarının cebine gidiyor.
4. Siyasetin Askerileştirilmesi ve Sivillerin Dışlanması
2019 halk devriminden sonra ordu, sivil iktidara gerçek bir geçişi defalarca reddetti. Abdullah Hamduk liderliğindeki geçiş hükümetine karşı yapılan darbe bunun en belirgin örneğiydi. Böylece ordu, demokrasiyi engelleyen ve otoriterliği yeniden üreten bir güç olarak algılandı. Bu durum, Sudan halkının önemli bir kısmında demokratik dönüşüm umudunu söndürdü.
5. İç Bölünmeler ve Vekâlet Savaşları
Ordu içindeki bölünmeler ve paramiliter güç olan Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) yükselişi, kurumun bütünlüğünü zayıflattı ve 2023’ten itibaren yıkıcı bir savaşa yol açtı. Bu savaş sadece iç çatışma olarak kalmadı; bölgesel aktörlerin nüfuz mücadelesine sahne oldu. Sonuç: milyonlarca mülteci, çöken temel hizmetler ve daha da derinleşen toplumsal bölünme.
Sonuç
Sudan ordusu, halkı ve devleti koruyan bir kurum olmak yerine, ulusal krizin asli bir parçası haline gelmiştir. Ordunun olumsuz yönleri aşırı siyasallaşma, yolsuzluk, ihlaller ve demokrasiyi engelleme şeklinde açıkça görülmektedir. Sudan’ın istikrarı için tek yol, ordunun köklü bir reformla sivil denetime tabi, profesyonel ve anayasal bir kurum haline getirilmesidir.
Comments
Post a Comment